“Devletlerin refahı, parayla değil, adaletle ölçülür.” – Konfüçyüs

Parola Kumpas — İşaret Beyaz Çelik Yelek-2

Parola Kumpas — İşaret Beyaz Çelik Yelek-2

Üçüncü Dünya Savaşı’nın eşiğine gelinen, güçlü olanın zayıf olanı kendi yatak odasında etkisiz hâle getirebildiği dönemlerden geçerken, bilhassa ülkemizin bulunduğu coğrafyada “ordu”nun bir milletin en önemli caydırıcı gücü olma özelliği daha da belirgin hâle gelmiştir. Hal böyleyken, 15 Temmuz günü bizzat kendi suça bulaşmış idareciler ve bugün artık daha net bir şekilde anlaşıldığı üzere bu idarecilerin mazisi karanlık odaklarla kurdukları ittifaklar eliyle ülkemizin silahlı kuvvetlerine tarihinin en büyük tuzağı kurulmuş; sonuçları itibarıyla görüleceği üzere Türk Silahlı Kuvvetleri adeta bir parti organı işlevi görür hâle getirilmiştir. 

Kurulan bu tuzağın izlerini sürerken odağımızı çevirdiğimiz “beyaz çelik yelek” tertibine ilişkin tespitlerimize değindiğimiz ilk yazımızdan sonra, bu kez Jandarma Genel Komutanlığı darbe davasının görüldüğü mahkemede müşteki ve diğer tanık/sanık beyanlarında bu kumpasın izlerini süreceğiz. 

Davanın müştekilerinden Muttalip Akpınar: “…Ben koşmaya başladım. Koşarken karşıma aniden, nereden geldiğini görmediğim iki kişi çıktı; sokakta karşılaştık. Herhâlde o kişi benim kendilerine doğru geldiğimi zannetti, birden geri döndüler. Birisi sivildi, birisi havacıydı. Rütbeliydi. Üzerinde beyaz bir çelik yelek vardı. O sivil olan anında geri döndü. Geri dönünce bana dedi ki: ‘Sen kimsin?’ Ben de dedim ki: ‘Ben halkım, sen kimsin?’ O sırada dedi ki: ‘Ben de halkım.’ Dedim ki: ‘Sen belli ki halk değilsin; çünkü arkandaki kişi rütbeli, burasından rütbesi görünüyor. Üzerinde çelik yelek var, yıldızlarını görüyorum ama çelik yelekten başka bir şey göremiyorum. Belli ki sen halk değilsin, sen paşasın’ dedim.” [1] 

Davada yargılanan Yarbay Erdoğan Çiçek, tanıkların beyanlarına karşı o bölgede beyaz çelik yelekli ve general rütbesinde başka kimsenin bulunmadığını belirterek söz konusu kişinin Tuğgeneral Ahmet Hacıoğlu olduğunu ifade etmiş [2]; o gece sivillere yönelik ateşin  Jandarma Genel Komutanlığı içinden değil, Ahmet Hacıoğlu’nun talimatıyla sivil binalara yerleştirilen keskin nişancılar tarafından açıldığını ileri sürmüştür. [3]

Belgelerdeki sanık ve tanık beyanlarına göre, o gece beyaz çelik yelek ile görülen ve adı çeşitli işkence iddialarıyla gündeme gelen bir diğer isim Polis Özel Harekât (PÖH) Şube Müdürü Eraslan Er’di. Kendisi operasyon sırasında diğer PÖH personelinden farklı ve ayırt edici bir kıyafet tercih etmiştir. Albay Erkan Öktem, “…Başkanım, bu görüntülerde şu benim çok işime yaradı: Eraslan Er, diğer polis özel harekât personelinden farklı bir kıyafet giymişti; beyaz kıyafet. Bu sayede onu kamera görüntüleri üzerinden takip etmem, nerede ne yaptığını izlemem kolay oldu…” diyerek kendisini teşhis etmiştir.[4] 

Kumpasın işaret fişeklerinden biri olan beyaz çelik yelek ile kurulan tuzakta yer alan Eraslan Er’e, sanık savunmalarında çok sayıda ağır suçlama ve hukuksuzluk iddiaları yöneltilmiştir: Bir binbaşı, henüz otobüse binmeden önce kendisine ilk yumruğu atarak ağzından kan gelmesine sebep olan kişinin Eraslan Er olduğunu iddia etmiştir.[5] Başka bir mağdur askerî personel ise Eraslan Er’i, teslim olan askerî personeli elleri arkadan kelepçeli ve savunmasız hâlde iken darp etmek, yüzlerine tekme atmak ve botlarıyla üzerlerinde zıplamakla suçlamıştır.[6] Ayrıca Eraslan Er’in, teslim olan askerlerin üzerlerindeki üniformaların “hainlere yakışmadığı” gerekçesiyle iç çamaşırlarına kadar soyulması talimatını bizzat verdiği [7]; yine Er’in telsiz üzerinden “elinde silah olan herkese ateş açılacak, lafı uzatmaya gerek yok, gördüklerini indirecekler” şeklinde infaz emri verdiği [8] resmî kayıtlara geçmiştir. 

Bu kontrolsüz ateş emrinin, elleri havada teslim olan Yasin Özdemir gibi silahsız kişilerin şehit edilmesine ve Turgut Aslan ile korumasının vurulmasına neden olduğu savunulmuştur. Operasyon ekibinin binaya girmesinden sonra Eraslan Er’in talimatıyla operasyonun ve işkence anlarının kaydedilmesini önlemek amacıyla güvenlik kameralarının kırıldığı da sanık savunmalarında ileri sürülmüştür.[9] Gözaltı işlemleri sırasında personelin cüzdanlarının karıştırıldığı ve içindeki paraların Eraslan Er tarafından kendi personeline dağıtıldığı öne sürülmüştür.[10] Meclis Araştırma Komisyonu’na verdiği ifadelerde “iki kişiyle çatıştık” diyerek Turgut Aslan’ın vurulma olayını çarpıttığı ve operasyonun seyrine dair gerçeğe aykırı beyanda bulunduğu iddia edilmiştir.[11]

Hakkındaki tüm bu iddialara karşı davanın sanıkları tarafından defalarca mahkemeye davet edilen Er ise bu iddialara bizzat yanıt vermemiş, mahkemeye yazılı ifade göndermeyi tercih etmiştir.

Sonuç olarak, JGK karargâhında o gece görülen “beyaz çelik yelek”, sadece ayırt edici bir görsel tanımlayıcı değil; konuya ilişkin ilk yazımızda [12] belirttiğimiz hususlarla birlikte değerlendirildiğinde aynı zamanda 15 Temmuz’un karanlıkta bırakılan noktalarının ve resmî “kahraman” anlatısının ardındaki ağır hukuksuzluk iddialarının bir sembolü olarak tarihte yerini almıştır.


Kaynaklar:

[1] Müşteki Muttalip Akpınar’ın 20.11.2018 tarihli duruşma beyanları.

[2] Erdoğan Çiçek’in 17.06.2019 tarihindeki Esasa İlişkin Savunma ve Delillere Karşı Beyanları

[3] 2017/30 sayılı dava iddianamesi, sayfa 89

[4][9][11] Erkan Öktem’in 3.07.2019 tarihindeki Esasa İlişkin Savunma ve Delillere Karşı Beyanları

[5] Erdal Karlıdağ’ın Şubat 2020 tarihindeki Esasa İlişkin Savunma ve Delillere Karşı Beyanları

[6] Erkan Demir’in Aralık 2017 tarihindeki İddianameye Karşı İlk Savunması.

[7] Eraslan Er’in 30.11.2016 tarihli Meclis Araştırma Komisyonu ifadesi.

[8] Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına 15.08.2016 tarihinde Ankara Emniyet Müdürlüğünden gönderilen “Telsiz Kayıtları” konulu yazı ekindeki “Çevik Kanalına” ait ses kayıt çözüm tutanağı.

[10] Erkan Demir’in 26-27.06.2017 tarihindeki Delillere Karşı Savunmasındaki Beyanları.

[12] Adalet Devriyesi. (17.03.2026). Parola: Kumpas – İşaret: Beyaz çelik yelek. Erişim adresi:https://www.adaletdevriyesi.com/parola-kumpas-isaret-beyaz-celik-yelek/ 

Yazarın Tüm Yazıları

SON YAZILAR