15 Temmuz sonrası açılan davalarda müşteki beyanları çoğu zaman maddi delillerin önüne konuldu ve neredeyse tartışılmaz gerçek gibi muamele gördü. Ancak, Beştepe Jandarma Genel Komutanlığı Darbe Davasında, A Kapı Nöbetçisi müşteki Uzman Çavuş Abdurrahman Maraşlı ile Jandarma Kurmay Yarbay Yusuf Köz arasında geçen sorgu diyaloğu, bu beyanların ne kadar çelişkili, seçici ve yönlendirmeye açık olabileceğini gösteriyor. Olay gecesinde kimleri “unutup” kimleri “unutmadığı” üzerinden başlayan bu sorgu, 15 Temmuz gecesi ile ilgili sanıklar aleyhine tanıklık yapan ve müşteki olanların güvenilirliğini sorgulayan önemli bir örnek oluyor.
Duruşmada, Kurmay Yarbay Yusuf Köz ve müşteki tanık Uzman Çavuş Abdurrahman Maraşlı arasında geçen diyalogdan:
“Yusuf Köz: Beni ateş ederken gördüğünü iddia ediyorsun.
Abdurrahman Maraşlı: Yanımda tüm rehineler vardı.
Yusuf Köz: Yok, bana bir iki isim söyle. Onların ifadeleriyle karşılaştıracağım.
Abdurrahman Maraşlı: Çünkü dediğim gibi yanımda bir sürü asker vardı, oradaki rütbeli personel vardı.
Yusuf Köz: Hani bir gördüğünü unutmuyorsun. “Gördüğümü unutmam” dedin demin.
Abdurrahman Maraşlı: Ben sizi gördüm o an.
Yusuf Köz: Beni daha önceden tanıyor muydun?
Abdurrahman Maraşlı: Ben sizi daha önceden iş yerine gelip giderken görüyordum.
Yusuf Köz: Yani beni Yusuf Köz diye tanıyor muydun?
Abdurrahman Maraşlı: İsim olarak bilmiyordum.
Yusuf Köz: Peki burada öyle bir söylüyorsun ki “Yusuf Köz, Yusuf Köz”, sanki ben senin tabur komutanınım…
Abdurrahman Maraşlı: Çünkü bu unutulacak bir olay değil, bizim başımızdan neler geçtiğini biz biliyoruz…
Yusuf Köz: Yasin Özcabı’yı, Mustafa Eraslan’ı, Bekir Durmaz’ı, Bülent Yıldızbaş’ı Şahin Kızılakça’yı tanıyor musun?
Abdurrahman Maraşlı: Tanımıyorum.
Yusuf Köz: Hikmet Us?
Abdurrahman Maraşlı: Tabur komutanımız, eski tabur komutanımız.
Yusuf Köz: Abdurrahman Maraşlı, zaten sensin. Şimdi Hikmet Us tabur komutanı, senin ifaden ayın 29’unda alınmış ve sen bunu hatırlamıyorsun. Hani hiçbir şeyi unutmuyordun? Yasin Özcabı senin o anda destek kıtaları grup komutanın. O adamı hatırlamıyorsun fakat beni hatırlıyorsun.
Abdurrahman Maraşlı: Öyle deyince güvenlik subayını hatırladım ama isim olarak…
Yusuf Köz: Yani sen aslında şu an duruma göre cevap veriyorsun. “Acaba bunu söylersem başıma ne gelir?” diye bir baskı altında olduğunu görüyoruz.
Abdurrahman Maraşlı: Hiçbir sıkıntı yok.
Yusuf Köz: Evet, tamam. Ben görüyorum. Çünkü ifadeler geliyor. Belki senin haberin yok ama burada müebbetle yargılanan benim. Aleyhimde yüzün üzerinde ifade var. Bu kadar olunca çelişki de hat safhada oluyor. Şu anda burada bununla bayağı kolaylık yaşıyorum. Bununla beraber senin dört tane ifaden var elimde, dördü de birbirinden farklı…
Yusuf Köz: Şu anda benim gördüğüm kesin bir şey var. Nöbet talimatına aykırı hareket ettiğinden hakkında herhangi bir işlem yapıldı mı?
Abdurrahman Maraşlı: Tahkikat yapıldı.
Yusuf Köz: Bununla ilgili Askeri Ceza Kanunu’nun ilgili maddesine göre askeri mahkemeye verildin mi?
Abdurrahman Maraşlı: Hayır.
Yusuf Köz: Verilmedin. Tamam. Böyle ifade vermezsen bundan dolayı suçlu olursun şeklinde bir durum olduğunu da anlamakta zorlanmıyoruz biz burada…
Yusuf Köz:Sayın Başkan, müştekinin heyetinizce de nasıl yönlendirildiğini hep beraber burada gördük. Herkesin meslekten ihraç edilip hapse girdiği bir ortamda, tanığın bundan önceki ifadelerinde yönlendirildiğini anlamamak biraz da saflık olur. Onun için ben tanığı Allah’a havale ediyorum. Orada da nereden ateş ettiğimi… Gitsek oraya gösterir misin?
Abdurrahman Maraşlı: Gösterebilirim.
Yusuf Köz: Hangi istikamete?
Abdurrahman Maraşlı: Dışarıya doğru.
Yusuf Köz: Tamam. Nereden, hangi kat?
Abdurrahman Maraşlı: Oto… şey… B-3.
Yusuf Köz: B-3. Tamam. Hiç gitmediğim bir yerden ateş ettiğimi iddia ediyor. Tamam, tamam. Çelişkilerini sen de inceleyebilirsin. Teşekkür ediyorum, sağolun Sayın Başkanım.” [1]
Sonuç
Bu sorgu sahnesi, 15 Temmuz davalarında müşteki beyanlarının otomatik olarak “gerçek” kabul edilmesinin ne kadar tehlikeli olduğunu net biçimde ortaya koyuyor. Eski Tabur Komutanı Hikmet Us’u hatırlayan ama o anki destek kıtaları grup komutanı Yasin Özcan’ı, tanımadığını iddia eden bir tanığın beyanı, hafızanın doğal akışına aykırıdır. Dört farklı çelişkili ifadesi, nöbet talimatına aykırı hareketine rağmen soruşturma geçirmemesi ve Yarbay Yusuf Köz’ün “hiç gitmedim” dediği B3 katından atış yaptığını iddia etmesi, tanığın güvenilirliğini tamamıyla sarsmaktadır. Yarbay Köz’ün “yönlendirildiğini anlamamak saflık olur” tespiti, müşteki ifadelerinin bir merkezden baskı ve koordinasyon altında şekillendiği şüphesini tekrardan akıllara getirmektedir. Adalet, birilerinin çelişkili beyanlarına değil, tutarlı delillere dayanmak zorundadır. Aksi halde adalet hiçbir şekilde sağlanamaz.
Kaynaklar
[1] Jandarma Kurmay Yarbay Yusuf Köz ve Müşteki Tanık Uzman Çavuş Abdurrahman Maraşlı’ nın Ankara 23. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki beyanları.